Aşağıdaki etken maddelere ait makalelere parantez içindeki sayılarıyla bilimsel çalışmalar sayfasından ulaşabilirsiniz.
ACTIVITAL ürünleri 4 ayrı aktif etki mekanizmasına sahiptir.
- Oleanolik asit, Biotinyl-GHK, Apigenin karışımı
- Saw Palmetto (DHT Inhibitor)
- Bitki Karışımı (Polyplant Hair Complex)
- Vitaminler (Multivitamin Complex)
- OLEANOLİK ASİT, BİOTİNYL-GHK, APİGENİN KARIŞIMI
Oleanolik asit 5 alfa redüktazı inhibe etme özelliğinden dolayı seçilmiştir. Apigeninin mevcut icatta kullanımı vazodilatatif özelliklerinden dolayı seçilmiştir. Biyotinil-GHK cilt matrisinin iyileştirilmesi ve metabolik aktivitenin iyileştirilmesi aracılığıyla anajen evresinin kalitesinin ve süresinin artırılmasıyla saç adhezyonunu iyileştirme kabiliyetinden dolayı seçilmiştir. Bundan başka, saç kılıfının ve dermisin sabitlenmesinin artırılması ve anajen evresinin uzunluğunun artırılması biyotinil-GHK kullanımından kaynaklanmalıdır, böylece telojen evresinin başlangıcı geciktirilmektedir. Bu nedenle, bu üç aktif bileşenin kullanımı sadece ikisinin kullanılmasıyla elde edilemeyen sonuçlar sağlayabilir.
Oleanolik asidin 5-alfa redüktaz enzimi üzerinde kuvvetli inhibitör etkiye sahip olduğu bulunmuştur ve böylece saç dökülmesinin tedavisi için önemli bir bileşen oluşturmaktadır. Böylece oleanolik asit testosteronun dihidrotestosterona dönüşümünü inhibe ettiğinden, saç kaybı tedavisinde avantajlı şekilde kullanılabileceği bulunmuştur.
Apigenin etkili bir vazodilatör olarak bilinmektedir. Ancak kafa derisinde kullanımının dermisteki kan damarlarını dilate ettiği, bunun da saç foliküllerine daha fazla kan akışına imkan verdiği, sağlıklı saç büyümesini desteklediği bulunmuştur. Bu, apigenini saç dökülmesi tedavisinde ideal yapmaktadır.
Biyotinil-GHK'nin kök kılıfı ve dermal papilla bileşenleri üzerinde koruycu ve onarıcı etkilerinin olduğu bulunmuştur; kollajen IV ve laminin 5. Saçın dermise tutunmasından, sorumlu olan adhezyon proteinlerinin konsantrasyonlarının artırılmasıyla yapılandırmayı artırdığı, canlı kök kılıfının idamesini artırdığı ve saç folikülü keratinositleri üzerinde yaşlanma karşıtı aktivitesinin olduğu bulunmuştur. Bu, Biyotinil-GHK'yi saç dökülmesi tedavisinde ideal yapmaktadır.
Oleanolik asit yüzlerce diterpenlerden birisidir. Diğer diterpenlerin/sapogeninlerin oleanolik asitlerin yerini alabileceği düşünülmüştür. Spesifik olarak, ursolik asit, beta-amirin, alfa-amirin, killayik asit, Asiatik asit, eriantik asit, tarakserol ile değiştirmek mümkün olabilir. Oleanolik asidin epi-oleanolik asit gibi stereoizomerleri de kullanılabilir. Bunun yanında, oleanolik asidin glikozit veya ester türevleri kullanılabilir.
Biyotinil-GHK genel yapılı bir kimyasaldır: Biyotinil-GHK biyotinil tripeptid ve Biyotinil glisil-histidil-lizin isimleriyle de bilinir. Biyotinil-GHK Glisil-Histidil-Lizin peptidinin ve H vitamininin (biyotin) bağlanmasıyla oluşturulabilir. Bu, J. M. Stewart, Solid Phase Peptide Synthesis, and J. D. Young, ISBN 0-935940-03-0, Ed. 2 (Pierce Chemical Company 1984)'de açıklandığı üzere, heterojen fazda veya homojen fazda geleneksel kimyasal sentez ile yapılabilir, Kulman et al., J. Biol. Chem. 255, 8234 (1980)'de açıklandığı üzere amino asitlerden veya türevlerinden enzimatik sentezle birleştirilebilir. Biyotinil-GHK'nin adım adım peptid senteziyle sentezlenmesi tercih edilmektedir. Aminoasidin C ucu (lys) asidik fonksiyonunda korunmaktadır, sonra her bir korunmuş amino asit (Glu, His) referanslarda yer alan Fransız patenti 2,7921,684'te veya peptid sentezi hakkındaki standart metinlerde tanımlandığı üzere standart, gelişmiş amid bağı oluşumu ile başarılı şekilde birleştirilir. Son olarak, son bir birleştirme prosedürü bir amino asit yerine biyotin (Vitamin H) ile gerçekleştirilir ve korunmuş peptid tüm koruyucu grupların uzaklaştırılması için yarılır. Bu birleştirme tercihen susuz olan bazik bir ortamda gerçekleşir. Biyotinin korunan veya korunmayan bir peptidin veya peptid türevinin serbest amin fonksiyonları üzerinde greftlenmesinin biyotinden türetilen reaktif esterler (yani, paranitrofenil ester veya N-hidroksi-süksinimid esteri) veya biyotinin diğer herhangi bir aktivasyon formu (yani, EtOCOCl, DCC, TBTU, BOP) ile yapılması tercih edilmektedir. Birleştirilmeyi takiben, ürün kristalizasyon ve kromatografi gibi peptid kimyasının klasik yöntemleriyle saflaştırılabilir. Greftleme referanstan yer alan Lobl et al., Anal. Biochem., 170, 502-505 (1988)'de açıklandığı üzere, direkt olarak peptidin katı faz sentezi sırasında da yapılabilir. Bu durumda, aşırı miktarda reaktif kullanılmaktadır ve birleştirme süresi en düşük reaktiviteyi telafi etmek üzere artırılmıştır. Peptid yarılmasının son adımı peptid üzerindeki biyotin varlığı nedeniyle modifiye edilmemiştir.
Apigenin greyfurt, maydanoz, papatya, elma, kereviz, fesleğen, kekik, tarhun otu, kişniş, çarkıfelek dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak üzere, pek çok bitki ve sebzede bulunan mutajenik olmayan bir biyoflavonoittir. Mevcut icatta kullanılan apigenini oluşturmak için tercih edilen yöntem apigenin metanol/su ekstraksiyonu ile turunç meyvelerinden ekstre edilmesidir.
|  |
- SAW PALMETTO DHT ÖNLEYİCİ
SERENOA REPENS (Saw Palmetto=Sabal Meyvesi): Androgenetic alopecia’ nın tedavisinde yaygın olarak kullanılan Finasteridle aynı etki mekanizmasına sahiptir. Erkeklerde saç dökülmesinin ana nedenlerinden biri olan Androgenetic Alopecia’ da, dehidrotestosteron (DHT) oluşumunu 5 alfa- Redüktaz enziminin Tip I ve Tip II izo formlarını inhibe ederek engeller. Yapılan araştırmalarda kadınlarda da etkisi olduğu görülmüştür.(44,45).
- BİTKİ KARIŞIMI (POLYPLANT HAIR COMPLEX) BİLEŞENLERİ VE ETKİLERİ
Polyplant bitki karışımı, saç, saç kökü ve saçlı deri sorunlarınızı doğada bulunan binlerce bitki özü arasından seçilmiş, özellikle saç sağlığı için faydası eskiden beri bilinen, 14 bitki kombinasyonuyla canlandırır ve güçlendirir. Bu karışım, günlük yaşamdaki hava kirliliği ve stres, ayrıca beslenme bozukluğu, mevsimsel değişiklikler, kalitesiz ürün kullanımı ve hormonal etkiler gibi farklı sebeplerden oluşan saç sorunlarını önler, saç köklerini besleyerek saçların sağlık kazanmasına yardımcı olur.
1. Arctium Majus (Rad. Bardanae= Burdock Root = Dulavratotu Kökü): Kuru, pullanmış ve döküntülü cilt bozukluklarında tedavide nemlendirme ve cildi yumuşatmanın yanısıra, antiinflamatuar, antimikrobiyal ve antioksidan özelliğinden faydalanılır (1). Geleneksel fitoterapi literatüründe burdock root, “kanı temizleyici” ve “yenileyici” olarak tasvir edilmektedir. Asırlardır Avrupa ve Uzakdoğuda saç ve saçlı derideki kaşıntı, kepek ve benzeri sorunların tedavisinde kullanılmış olup; ayrıca Psoriasis’in hem içten, hem de dıştan tedavisinde kullanılmakta, kanı toksinden arındırıcı özelliği ile bilinmektedir (2). Günümüzde araştırmalar, burdock root’un saçın doğal olarak büyümesi ve saçlı derinin sağlıklı olması için gerekli olan fitosteroller ve esansiyel yağ asitlerinden zengin olduğunu göstermiştir (3).
2. Arnica Montana (Öküzgözü Çiçeği): Antiinflamatuar ve antibakteriyel özelliği nedeniyle cilt hastalıkları ve problemlerinin yanı sıra, pek çok hastalığın tedavisinde yaygın biçimde kullanılmaktadır (4,5,6). Antiinflamatuar etkisi ile saç foliküllerindeki inflamasyonu (yangı) baskılar, saçın yaşam evrelerini düzenler. Saçın anagen evresini uzatır, telojen evreyi ise geciktirir. Böylece sağlıklı saç gelişimine yardımcı olur ve saçın ömrünü uzatır.
3.Nasturtium Officinale (Su Teresi= Watercress): Yüksek oranda vitamin ve mineral deposu olması nedeniyle özellikle saç kırılmalarının tedavisi ve önlenmesinde çok etkili olup, stimülan özelliğe de sahiptir. (7). Saçlarda doğal kolajen oluşumunu tetikler, deri dokusunun yapısını güçlendirir ve su moleküllerinin deride uzun süre kalmasını sağlayarak kurumasını önler. Özellikle içeriğindeki zengin askorbik asit (C vitamini) nedeniyle antioksidan özelliğe sahip olup, geleneksel fitoterapide skorbüt hastalığının tedavisinde de kullanılmaktadır (8)
4. Calendula Officinalis (Aynısafa Çiçeği): Derinin doğal fonksiyonlarını destekler ve nem dengesini sağlar. Bu bitki doğada iyileştirici, rahatlatıcı, cildi tazeleyici ve nemlendirici etkisiyle bilinir. Kontakt dermatit ve benzeri cilt tahrişlerinde, cildi koruyucu etkisi bilinmektedir (9). Doğal bir antiinflamatuar, stimülan ve antiseptik ajandır (10).
5. Tropaeolum Majus (Latin Çiçeği=Capucine):Antioksidan etkiye sahiptir (11). İçeriğindeki methylene chloride ve methanol ekstraktlarındaki antitrombin aktivite nedeniyle saç folliküllerinde kan dolaşımını düzenler (12). Bu sayede uyuyan saç köklerini harekete geçirir ve saç dökülmesini engeller; yağlı veya kuru saç derisinde yağ üretimini ve yağ dengesini düzenler.
6. Hedera Helix (Ivy=Orman Sarmaşığı): Derinin kendini yenilemesini hızlandırır, her saç tipinde kepeği önler; kan dolaşımını düzenler. Geleneksel fitoterapide epitelizan (cildin kendini yenilemesi) özelliği nedeniyle cilt yanıklarında kullanılmaktadır (13). İçeriğindeki serbest aminoasitlerin zenginliği nedeniyle kozmetik ve farmasötik preparatlarda yaygın biçimde kullanılmaktadır (14)
7. Citrus Medica Limonum (Limon Kabuğu): İçeriğindeki zengin askorbik asit (C Vitamini) nedeniyle güçlü antioksidan etkiye sahip olup, içeriğindeki meyve asitleri cildin korneum tabakasının kalınlığını etkileyerek korneositlerin kohezyonunu (birleşip yapışmasını) azaltır. Korneum stratumun esnekliğini ve nem derecesini iyileştirerek, cildin nem düzeyini artırır, kurumayı önler, asit dengesini düzenler. Cildin pullanmasını önler (15).
8. Matricaria Chamomilla (Chamomile=Alman Papatyası): Başta apigenin flavonoidleri olmak üzere, içeriğindeki pek çok phenolic bileşenleri nedeniyle antioksidan, antiinflamatuar ve antimikrobiyal aktiviteye sahiptir. Deriyi ve saçları besler, yumuşatır, saçlı deriyi ve saç köklerini güçlendirir. Tonik özelliği belirgindir (16) Ayrıca anksiyolitik (stres, kaygı giderici) özelliği nedeniyle ciltte rahatlama sağlar. Bu özelliğinden aromaterapi ve masajda yaygın olarak faydalanılmaktadır (17).
9. Lamium Album (Beyaz Ballıbaba= White DeadNettle): Güçlü antioksidan özelliğe sahiptir (18). Saçları ve saçlı deriyi güçlendirir, saç dökülmesini önler (19).
10. Pinus Sylvestris (Pine Bud Extract=Sarı Çam Tomurcuğu): Antioksidan (20) ve antiinflamatuar (21) aktiviteye sahiptir.
11. Rosmarinus Officinalis (Rosemary=Biberiye): Eskiden beri saç ve cilt bakımındaki yararlı etkileri bilinmekte ve kullanılagelmektedir. Antioksidan (phenolic aktivite) ve antimikrobiyaldir. Saç köklerini uyarır ve yeni saç oluşumunu hızlandırır (22,23).
12. Salvia Officinalis (Sage=Ada çayı): Antioksidandır (24). Saç dökülmesini ve saçın beyazlaşmasını önler ve beyazlaşan saçların yeniden doğal renklerine dönmesini sağlar (25,26,27).
13. Aesculus Hippocastanum. (Horse chesnut=At Kestanesi): Antiinflamatuar özelliklidir (28). Saç folikülünde kan dolaşımını hızlandırır ve kanın vizkozitesini arttır. Böylece aktif bileşenlerin foliküle daha hızlı ve konsantre biçimde ulaşmasını sağlar (29). Fibroblastların kontraksiyonunu güçlendirerek, anti-aging (yaşlanmayı önleyici) etki yapar (30).
- VİTAMİNLER (MULTIVITAMIN COMPLEX) BİLEŞENLERİ VE ETKİLERİ
ACTIVITAL ÜRÜNLERİ, özellikle saç ve saçlı deri için yararlı olan A, E, F, B1, B2, B3, B6, B8, B9, B12 vitaminleri + At Kestanesi özü karışımıyla saç ve saç köklerinin eksik vitamin ihtiyacını tamamlayarak, saçlı derinin kan dolaşımını düzenler.
1. RETINOL (VİTAMİN A): Bağışıklık sistemini kuvvetlendirerek cilt sorunlarını ve cildin sertleşmesini engeller, yeni saç oluşumunu destekler. Antioksidan özelliklidir. Saçın büyüyerek sağlıklı gelişimini, uzamasını sağlar (31). A vitamini eksikliğinde derinin pullanması, akne gibi cilt sorunları oluşur.
2. TOCOPHEROL (VİTAMİN E): Antioksidan ve anti-aging (yaşlanmayı geciktirici) özelliği ile bilinir. Kan dolaşımını güçlendirir. Dokuların onarımı için gereklidir. Kılcal damar duvarlarını güçlendirir. Sağlıklı bir cilt ve cilt ekleri için gereklidir. Saç dökülmesini önler (32), saçın büyümesini hızlandırır (33).
3.UNSATURATED FATTY ACID (VİTAMİN F): Cilt ve saçların sağlıklı olmasına yardımcı olur. Saçın dökülmesini önler, sağlıklı uzamasını sağlar (34). Bu vitaminin eksikliğinde damar sertliği, kireçlenme ve tıkanmalar; ciltte çeşitli rahatsızlıklar oluşur.
4. THİAMİNE (VİTAMİN B1): Saçları parlaklaştırır, doku ve hacim kazandırır.
Kan dolaşımını arttırarak, saç köklerinin beslenmesini sağlar. Saç büyümesini hızlandırır, saç dökülmesini önler (35).
5. RİBOFLAVİN (VİTAMİN B2): Saç dökülmesini önler. Derinin daha fazla oksijen almasını sağlar, saç köklerini uyararak, saçların uzamasını hızlandırır. Kepek oluşumunu engeller (36).
6. BİOTİN (VİTAMİN B8): Saç sağlığı için B grubu vitaminleri arasında önemli bir yere sahiptir. Eksikliğinde alopecia (saç dökülmesi), eritematöz dermatit gibi saç ve cilt problemleri görülür (37).
7. NİACİN (VİTAMİN PP= VİTAMİN B3): Vazodilatatör (damar genişletici) etkisi saç köklerindeki kan akımının artmasına, böylece saç foliküllerine aktif maddelerin daha konsantre ve hızlı taşınmasına yol açar. Bu da saç ve saçlı derinin daha iyi beslenmesini ve sağlıklı olmasını sağlar. Özellikle kadın tipi saç dökülmesinin önlenmesindeki etkisi belirgindir (36,38).
8. PYRIDOXINE (VİTAMİN B6): Cilt ve saç foliküllerinin sağlıklı bir biçimde gelişmesi ve büyümesinde önemli bir vitamindir. Eksikliği saç tellerinin çabuk kopmasına ve çeşitli cilt sorunlarına sebep olur (39).
9. FOLIC ACID (VİTAMİN B9): Saç dökülmelerini önler. Saçın sağlıklı biçimde büyümesi ve gelişmesine yardımcı olur. Eksikliğinde alopecia oluşur (40).
10. CYANOCOBALAMINE (VİTAMİN B12): Saç dökülmelerini önler. Özellikle kadın tipi saç dökülmesinin önlenmesindeki etkisi belirgindir (41). Eksikliğinde prematür gri saç rengi (depigmentasyon), cilt renginde yaygın biçimde koyulaşma (hiperpigmentasyon), anemi ve daha birçok semptomların eşlik ettiği bir sendrom: pernisyöz anemi oluşur (42,43)
|